Aufgabe HT 1 - Klausurteil A: 2 · Abitur NRW Türkisch LK · Haupttermin · fortgeführt 2023

Thema: Analyse nicht-literarischer Texte (Argumentation und Darstellung) · Aus der Prüfung LK · Haupttermin · fortgeführt (2023)

Aufgabenstellung

Klausurteil A

Can Pulak

Deniz salyası, balık çiftlikleri ve Ege

Doğanın intikamı acı oluyor. Kirli hava, kirli toprak derken, denizlerimizin de canına

okuduk. Henüz diğerlerini çözemezken, şimdi de deniz salyası çıktı başımıza.

Biz sorunların üzerine ciddi şekilde değil, ‘dostlar alışverişte görsün’ kafasıyla yürüyen bir

milletiz. Yıllar önce hava kirliliğini ithal kömür ve doğalgazla çözmeye çalıştık. Ama

5 fiyatlar artınca, dar gelirlileri ve küçük şehirleri ucuz olduğu için yine linyit kömürle 1

ısıttık. Öyle olunca, kışları çok yerde kirli havayı geri getirdik. Zirai 2 ilaçlarla

topraklarımızı, sularımızı zehirledik, mevsiminde yemediğimiz sera üretimi sebzelerle

kanseri patlattık. Tavuklarımızı bile insan sağlığına zararlı hormonlarla semirttik 3. Şöyle

üç-beş göz boyayıcı tedbirden sonra, yine bildiğimizi okuduk.

10 Fabrikaların atıklarını denizlere, göllere, nehirlere saldık. Her tarafı kirlettik ve mahvettik.

Denizlerimiz yüzde 96 karadan kirletilmesine rağmen, biz tuttuk deniz araçlarımıza cezayı

basarak, mavi kart uygulamasıyla bütün dünyayı kendimize güldürdük. Belediyeler ve

oteller arıtma tesisleri yapacaklardı, yapanlar enerji masrafından kurtulmak için tesisleri

doğru dürüst çalıştırmadılar. Bunu bile kontrol edemedik. Herkes denize bastı kirli su ve

15 atıklarını. Çevre Bakanlığını kurduk. Birkaç yıl içinde bu bakanlığı etkisiz hale getirdiler,

önce orman sonra da Şehircilik Bakanlığının içinde erittiler. Özel Çevre Koruma

Kurumunu kurduk, onun da tabelasını ve işlevini değiştirdiler, Tabiat Varlıklarını Koruma

Kurumuna çevirdiler. Tabiatımız, doğal güzelliklerimiz, ormanlarımız en çok bu dönemde

mahvoldu.

20 Balık Çiftliklerinin yarattığı ve bazı yerlerde turizmi zorlayan kirlilik hala sürüyor. Gidin

bakın altlarına ve çevresine, denizlerimizin oksijen kaynağı olan Posedonya çayırları yok

olmuş, suyun içi bulanmış, altında hayat ölmüş. Yıllarca yaptığımız mücadele sonucu

yetkililer, çiftlikleri iki mil açığa alarak kirlilik sorununu çözmeye kalkışınca, martıları bile

güldürdüler. Balık çiftlikleri ekonomimize büyük katkı sağlıyor. Avrupa’da yenen her 3

25 balıktan biri bizim çiftliklerden gidiyor. İhracattan iyi para kazanıyoruz. İyi de, üretimi

denizlerimizi kirletmeden de yapabilir, çiftlikleri turizm bölgelerinin dışına taşıyabilir,

havuzların altına bir örtü gererek, balık yem ve dışkılarının suyu kirletme zararını

önleyebiliriz. Bunu süratle yapmazsak, Ege’yi daha da kirletmeye devam ederek, çok yakın

bir gelecekte denizde yüzemeyebilir ve turizme büyük zararlar verebiliriz.

30 İskender Aruoba ülkemizin iyi yetişmiş, deneyimli ve donanımlı bir insanıdır. Sadece

otomotiv sektörünün duayeni 4 değil, kültür balıkçılığını ilk yapan kişilerden de biridir. Hala

yapılamayan yerli otomobili bizim İskender’e bıraksalardı, bugün çoğumuz onun yaptığı

yerli aracı kullanıyor olacaktık. Neyse konumuz o değil, balık çiftlikleri… İskender Aruoba

bundan 14 yıl önce balık çiftliklerindeki kirliliği önleyecek ve atıkları filtre edecek bir

35 icatta bulunarak çok büyük bir ödül kazandı. Bulduğu ve Tarım Bakanlığınca da

desteklenen icadına göre, balık üretim havuzlarının altına serilecek ve otomatik olarak

değişebilecek bir örtüyle, balık yem ve dışkısının denizi kirletmesine engel olacaktı. Ancak

uygulama çalışmalarını hedefine götüreceği sırada, Çevre Bakanlığı denizleri kirletiyorsun

diye kendisine 79 bin lira ceza kesti. Martılar bu cezaya da, eğer kasıkları varsa tutarak

40 tekrar gülüp durmuşlardır.

Bu proje ne oldu biliyormusunuz 5 ? İtalya’nın Salerno Üniversitesi ile Girit’in Heraklion

Üniversitesi, bu bizim Türk buluşunu Ege ve Akdeniz’de uygulamak için çalışmalarını

büyük bir hızla ve çok ciddi bir şekilde sürdürüyor. Yani biz, kendi bulduğumuz formülü

ülkemizde uygulayacakken, başka ülkelere kaptırıyor ve muhtemelen ilerde bunu onlardan

45 çok büyük paralar ödeyerek satın alıp, denizlerimizi balık çiftliklerinin yarattığı kirlilikten

kurtarmaya kalkıyoruz. Allah akıl fikir vermesine veriyor da, onu başkasına kaptırmama

becerisinden bizi mahrum ediyor galiba.

Deniz salyası (müsilaj) yetmedi sanki, şimdi bir de kahverengi Saregassum yosunları Ege

denizini, kıyılarını ve koylarını tehdit etmeye başladı. Bu da çok tehlikeli bir gelişme. İlgili

50 kurumların ve Üniversitelerimizin 6 derhal bu konunun da üzerine eğilmesi lazım. Deniz

salyaları ile çok komik bir şekilde mücadele etmeye başladık. İğneyle kuyu kazıyoruz

sanki. Salyaları borularla ve pompalarla çekiyor, onları plastik muhafazalara dolduruyor,

sonra da bir yerlere atıyoruz ama neresi belli değil. Sır gibi saklıyorlar bunu. Türkiye’ye

turist göndermesini istediğimiz ülkelerin televizyonları, sanki tüm sahillerimiz deniz

55 salyasına bulanmış gibi veriyorlar görüntü ve haberleri. Bu durumda salyalar, virüs

salgınından da beter bir zarar yaratabilir ülkemize.

Günlük politikalarla yönetilmenin, plansız-programsız hareket etmenin zararlarını

yaşıyoruz artık. Şu deniz kirliliği konusunda yıllar önce ciddi çalışmalara başlasaydık eğer,

bugün başımıza salya felaketi gelmeyecekti. Arıtma tesislerini doğru dürüst yapsak,

60 çalıştırsak ve kontrol etseydik, denizlerimiz bu denli kirlenir miydi acaba? Bizim bunları

denetleyecek, sistemi ciddi şekilde çalıştıracak imkanlarımız ve bolca personelimiz var ama

biz doğal zenginliklerimizi onlara değil, Allah’a havale ediyoruz hep. Çevre Bakanlığında

binlerce amir, memur çalışıyor. Bunlar ne yaparlar, niçin masalarından kalkıp da çevreyi bir

kolaçan etmezler? Kim kirletiyor, kim tahrip ediyor diye niye bakmazlar?

65 Türkiye’nin mutlaka ve iyice bir temizlenmeye ihtiyacı var. Siyasi çevresi de temizlenmeli,

tüm kurumları ve çalışma sistemleri de… Bu kirlilikle devam edeceksek hayatımıza, daha

çooook salyalara bulaşır, başımızı daha büyük belalara sokar, kurtulmamızı da giderek daha

zorlaştırırız.

1 linyit kömür: Enerji değeri düşük, pek çok yönden sağlığa en çok zarar veren kahverengi bir kömür çeşididir.

2 zirai: tarımsal

3 semirtmek: etli, yağlı bir duruma getirmek

4 duayen: Bir işi en iyi yapan, bir işin ustası.

5 biliyormusunuz: Es handelt sich um die Schreibweise im Originaltext. Orthografisch korrekt ist biliyor musunuz.

6 Üniversitelerimizin: Es handelt sich um die Schreibweise im Originaltext. Orthografisch korrekt ist üniversitelerimizin.

2. Metnin biçimsel ve dilsel özelliklerinden yola çıkarak yazarın eleştirisini belirleyiniz ve bu eleştiriyi okura nasıl aktardığını inceleyiniz. (17 Punkte)

Aufgabenstellung: Aufgabe HT 1 - Klausurteil A: 2 · Abitur NRW Türkisch LK · Haupttermin · fortgeführt 2023

Lösung

Nach den offiziellen Korrekturhinweisen

2. Metnin biçimsel ve dilsel özelliklerinden yola çıkarak yazarın eleştirisini belirleyiniz ve bu eleştiriyi okura nasıl aktardığını inceleyiniz.

Lösung: 1. Yazarın Eleştirisi: Türkiye'nin yıllardır çevre sorunlarıyla karşı karşıya olduğu, kalıcı çözümler üretilmediği, bu sorunların doğanın yanında turizme ve ekonomiye de zarar verdiği; asıl nedenin ise tutarsız, günübirlik ve etkisiz çevre politikaları olduğu vurgulanır. 2. Metnin Yapısı: Soruna doğrudan ve sert bir girişle başlanması (satır 1-2); gelişme bölümünde politikacıların sorumsuzluklarını ve yıkıcı tutumlarını gösteren somut örneklerin sıralanması (satır 3-56); sonuç bölümünde ise mevcut politikaların iflası ve radikal bir zihniyet/sistem temizliği çağrısı ile geleceğe yönelik tehlikeli tablonun ortaya konması (satır 57-68). 3. Argümantasyon Biçimi: Olgusal argümanlar ("Denizlerimiz yüzde 96 karadan kirletilmesine rağmen"), somut örnekler (hava kirliliği, Çevre Bakanlığı'nın etkisizleştirilmesi, İskender Aruoba'nın projesi) ve korkutma/uyarı argümanı (argumentum ad baculum: "Bunu süratle yapmazsak... büyük zararlar verebiliriz"). 4. Dil ve Anlatım Araçları: - Teşhis (Kişileştirme): "Doğanın intikamı acı oluyor." - Deyimler ve Halk Söyleyişleri: "canına okuduk", "bildiğimizi okuduk", "iğneyle kuyu kazıyoruz sanki". - İroni: "martıları bile güldürdüler", "Martılar bu cezaya da... gülüp durmuşlardır." - Sayıp dökme (Aufzählung): Zirai ilaçlar, hormonlar, atıkların nehirlere dökülmesi. - Karşılaştırma / Benzetme: "Sır gibi saklıyorlar bunu." - Sözde soru (retorik soru): "Arıtma tesislerini doğru dürüst [...] kirlenir miydi acaba?" - Abartma (Mübalağa): "dünyayı kendimize güldürdük", "çoooook salyalara bulaşır". - 1. ve 3. çoğul şahıs kullanımı ("biz" ile okuru ortak etme; "onlar" ile bürokrat/politikacıları eleştirme) ve doğrudan okura seslenme ("Gidin bakın", "Bu proje ne oldu biliyormusunuz?").

Die ausführliche Erklärung Schritt für Schritt (mit KI) gibt es mit Premium. Premium

Löse sie direkt hier: automatische Korrektur, Hinweise und Lösung Schritt für Schritt.

‹ Aufgabe HT 1 - 1 · GK · Haupttermin · neu einsetzend · Weit 2023 · Aufgabe HT 1 - Teilaufgabe 2 · GK · Haupttermin · fortgeführt 2022 ›

Mehr Aufgaben zu Analyse nicht-literarischer Texte (Argumentation und Darstellung)