Aufgabe HT 2 - Klausurteil A: 1 · Abitur NRW Türkisch LK · Haupttermin · fortgeführt 2023

Thema: Textverständnis: Inhalte wiedergeben (Özetleyiniz) · Aus der Prüfung LK · Haupttermin · fortgeführt (2023)

Aufgabenstellung

Klausurteil A

Ahmet Reşat; eşi Behice Hanım, teyzesi Saraylıhanım ve kızları Leman ile Suat'la birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde işgal altındaki bir şehirde yaşayan bir ailenin reisidir. Maliye Nazırı olan Ahmet Reşat, görevi yüzünden eşinin doğum yaptığı sırada konakta bulunamaz. İşini bitirince konağa geri döner.

Ayşe Kulin

VEDA

Esir Şehirde Bir Konak

[...]

Ahmet Reşat, günün sonunda evine bitkin bir halde dönerken kendini son derece suçlu hissediyordu. Tek tesellisi Mahir’i 1 Behice’nin başına yollamış olmasıydı. Leman’ın doğumunun dışında, diğer doğumlarda karısının başında bulunamamıştı. Hele bir önceki doğum ölü bir bebekle sonlandığında, karısına manen yardımcı olamadığı için çok vicdan azabı çekmişti ama elinden ne gelirdi ki! Aynı şehirde bile değildiler. Halbuki bu gün, evine o kadar yakınken, yine gidememişti işte Behice’nin başına. İçinden doğumun henüz gerçekleşmemiş olması için dua etti. Belki de hâlâ sancı çekiyordu Behice. Zaten bebek doğmuş olsa, Hüsnü Efendi’yi ya da bir başkasını yollatıp müjdeyi vermezler miydi?

Nezaret’ten çıktıktan sonra araba bulamamış, sahanlığından salkım saçak insanların sarktığı çok kalabalık bir tramvaya atlamıştı zar zor. Divanyolu’nda inmiş, sokağının başına gelinceye kadar koşmuştu. Köşeyi dönünce yavaşladı, bir an durup soluklandı ve tekrar koşar adım evine yürüdü. Kapının sürgüsünü açtı, bahçeye girdi. Ev sessizdi. Bebek ağlaması filan duyulmuyordu bahçeden. Başını kaldırıp pencerelere baktı. Oturma odası karanlıktı. Yatak odalarının perdeleri çekiliydi ama selamlıkta ışık vardı. Herhalde Mahir onun eve dönmesini bekliyordu.

Bahçede yürürken, Hüsnü Efendi konağın kapısını açtı, içeri girmesini bekledi. Taşlıkta da kimseler yoktu. Doğum olan evlerde telaş, heyecan, coşku olurdu. İçine bir kurt düştü.

“Doğum oldu mu?” diye sordu korka korka.

“Öğlen saatlerinde,” dedi Hüsnü Efendi.

“Neden bana haber vermediniz?”

“Hanımefendi istemedi.”

Canı büsbütün sıkıldı Ahmet Reşat’ın. Selamlığın kapısını açtı, Mahir oturduğu koltukta, kitabı dizlerinin üzerinde, uyuyakalmıştı.

“Mahir Bey!”

Mahir yerinden fırlarken kitabını yere düşürdü.

“Bir şey mi oldu? Kötü bir şey oldu değil mi? Söyleyin bana? Behice iyi mi? Bebek yaşıyor mu?”

“Herkes iyi. Behice Hanım da, bebek de sıhhat ve afiyetteler.”

“O zaman nedir bu sessizlik? Neden bana haber yollanmadı? Teyzem niye ortalarda değil? Kızlar nerede?”

“Behice Hanım yorgun. Bir müsekkin verdim, uyuyor.”

“Diğerleri?”

“Odalarına çekildiler.”

“Mahir, anlatın bana, doğum zor mu oldu? Nedir bu esrarengiz hava? Bebeğin bir zoru mu var, eli ayağı düzgün mü, Allahaşkına söyleyin.”

“Reşat Bey, oturun şöyle. Hiçbir kötü şey yok… Yalnız…”

“Yalnız ne?”

“Yalnız herkes biraz sukutu hayale uğradı. Saraylıhanım’la Behice Hanım pek üzüldüler çünkü…”

“Çünkü ne?”

“Çünkü bebek yine kız geldi. Yani bir kızınız daha var.”

“Sağlam, sıhhatli mi?”

“Elbette. Çok da güzel.”

“Allahım, sana şükürler olsun,” dedi Ahmet Reşat. “Ödüm patladı azizim. Bir terslik var zannettim. Nerede bebek şimdi?”

“Annesini uyandırmasın diye, Saraylıhanım bebeğin beşiğini Mehpare’nin 2 odasına götürdü. Pek ağladı Behice Hanım. Pek mahzun oldu. Onu teselli etmemiz gerekecek. Biraz hırçınlık yaparsa kusuruna bakmayın. Lohusalarda olur böyle gelgitli ruh halleri. Sakın üstüne varmayın Reşat Bey.”

“Kız doğurdu diye ona kızacağımı mı sanıyorsunuz? Beni hiç mi tanımadınız Mahir Bey?”

“Estağfurullah efendim. Evin hanımları o kadar üzüldüler ki, siz illa da erkek bekliyorsunuz zannettim. Leman Hanım’ın bile canı sıkıldı. Bebeğin bütün çeyizini mavi işlemiş.”

“Deli mi bunlar?”

Ahmet Reşat kapıyı açıp dışarı seslendi. Kalfa koşarak geldi, elini öpüp tebriklerini sundu.

“Saraylıhanım’a, Mehpare Hanım’a ve kızlara haber verin, hepsi oturma odasında toplansın,” dedi evin beyi, “Gülfidan Kalfa, bu ne biçim iş, tıs çıkmıyor. Doğum olan ev böyle mi olur? Lohusa şerbeti hazırladınız mı?”

“Elbette.”

“İkramı yukarı odada yapın. Zehra’ya da haber verin, hazırlıklara yardım etsin. Allah’ın gücüne gidecek,” dedi Reşat Bey, “evden cenaze çıkmış gibi, ne bu Allahaşkınıza?”

Az sonra, orta kata kucağında kundakla Mehpare geldi. Battaniyeleri aralayıp uyuyan bebeğin yüzüne baktı babası.

“Aman Allahım!” dedi Ahmet Reşat, “Ne kadar minik bu!”

“Biraz erken doğdu,” dedi Mahir. Reşat Bey’in endişeli yüzünü görünce atıldı. “Hiç önemli değil. Yakında toparlar. Pek şeker bir şey.”

Bebeğin erken doğmasına için için sevinen Mehpare, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, “Altın gibi saçları var, bakın,” dedi, “tenini görseniz, bembeyaz, süt gibi, burnu hokka, dudaklar sanki kalemle çizilmiş. Pek güzel bir kız maaşallah!”

“Madem bu kadar güzel bir yüzü var, adı Sabahat olsun,” dedi Ahmet Reşat.

“Şansı da güzel olur inşallah,” diyerek içeri girdi Saraylıhanım. Teyzesinin elini öptü Reşat Bey, “Erkek olmadı diye üzülmüşsünüz, öyle mi teyzeciğim?” diye sordu.

“Aman ben ne üzüleceğim, üzülen sen olmalısın, sürecek olan soy seninki,” dedi Saraylıhanım, hırçın bir sesle. “Behice uyandı, seni yanına istiyor.”

Ahmet Reşat, bebeği Mehpare’nin kollarından aldı, bağrına bastı, yavaş yavaş merdivenleri çıkmaya başladı. Leman’la Suat paldır küldür aşağı iniyorlardı.

“Biraz dikkatli olun hanımlar, kardeşinizi uyandıracaksınız,” dedi yavaşca 3.

“Ah beybaba! Yine kız oldu, biliyorsunuz, değil mi?” diye sordu Leman.

“Ben kızlarımdan çok memnunum efendim. Gayet iyi oldu.”

“Adını ne koyacağız?”

“Adı, valideniz itiraz etmez ise Sabahat olacak.”

“Sabah rüzgârı mı demek?”

“Hayır. Sabahat, yüz güzelliği, sima letafeti demek. Sizler gibi, bu kardeşiniz de çok güzel olacak. Şimdiden belli.”

“Biz güzel miyiz beybaba?” diye kıkırdadı Suat.

“Güzelsiniz ama güzellik yetmez, akıllı, malumatlı ve iyi huylu da olun,” dedi Ahmet Reşat.

Behice, işlemeli yastıkların üzerinde, bembeyaz bir manolya gibi bitkin yatıyordu. Gözleri ağlamaktan şiş ve kıpkırmızıydı. Ahmet Reşat’ı görünce, “Yine beceremedim, bey,” dedi zayıf bir sesle, “sizi yine sukutu hayale uğrattım.”

“O nasıl laf Behice Hanım! Bana güzeller güzeli bir kız daha verdiniz. Dünyalar benim oldu. Bakın şunun yüzünün inceliğine, zarafetine. Daha şimdiden altın rengi saçları var. Belli ki size benzeyecek. İsmini, yüzünün güzelliği için, Sabahat koydum, itirazınız veya başka bir tercihiniz var mı?”

“Ben Raif İbrahim’i bekliyordum, kız ismi hazırlamamıştım,” dedi Behice.

“O ismi bir dahaki sefere koyarız.”

“Allah bana bir erkek evlat nasip etmeyecek.”

“Allah’ın işine karışılmaz, hanım. Hayırlı damatlar nasip eder inşallah. Şimdi, bu güzel kızımız ailemize de, milletimize de uğurlar getirsin.” Kızını karısının kollarına bıraktı Ahmet Reşat.

“Çok halsizim bey, uyur kalırım, düşer kollarımdan. Sabahat’i Mehpare’ye verin, emzirme zamanı gelene kadar o meşgul olsun, e mi.”

Ahmet Reşat karısının alnına bir öpücük kondurup bebeği tekrar kollarına aldı. “Siz uyuyun, dinlenin güzelim,” dedi, “yarın bizim hocayı çağırırız, bir güzel okur kızımızı.”

Odadan çıktı, merdivenleri inerken burnunu bebeğin ipek gibi yumuşak boynuna dayayıp kokladı. “Minicik Sabahat Hanım,” dedi, “kız olduğun için valideni üzdün, lakin ben seni tıpkı bir erkek evlatmış gibi itina ile tahsil ettireceğim, tuttuğunu koparan bir kız olacaksın inşallah.” Sonra merdivenlerin basamaklarına oturdu, kucağındaki kızının kulağına dua ile adını okudu, üfledi.

[...]

1 Mahir Bey ailenin hem hekimi hem de dostudur.

2 Mehpare, Saraylıhanım'ın uzaktan akrabasıdır ve onun himayesi altında konakta yetişmiş, Saraylıhanım'ın torunu ile evlidir.

3 yavaşca: Es handelt sich um die Schreibweise im Originaltext. Orthografisch korrekt ist yavaşça.

1. Ayşe Kulin’in “Veda” adlı romanından alınan bölümün içeriğini özetleyiniz. [13 Punkte]

Aufgabenstellung: Aufgabe HT 2 - Klausurteil A: 1 · Abitur NRW Türkisch LK · Haupttermin · fortgeführt 2023

Lösung

Nach den offiziellen Korrekturhinweisen

1. Ayşe Kulin’in “Veda” adlı romanından alınan bölümün içeriğini özetleyiniz.

Lösung: Öğrencinin yazacağı özet metin şu unsurları içermelidir: - Giriş bilgileri: Yazar (Ayşe Kulin), eser adı (Veda - Esir Şehirde Bir Konak), tür (roman kesiti) ve ele alınan temel tema (yeni doğan bir kız çocuğuna yönelik bir karı kocanın zıt tepkileri ve cinsiyete biçilen değer). - Olay örgüsünün özeti: * Ahmet Reşat ve eşi Behice Hanım, daha önceki ölü doğumun ardından üçüncü kız çocuklarına sahip olurlar. * Ahmet Reşat Maliye Nazırı olarak görevi gereği sıklıkla dışarıdadır ve doğum esnasında konakta bulunamaz; işi biter bitmez endişe ve telaşla eve koşar. * Eve vardığında konağın şaşırtıcı sessizliğini fark eder ve kötü bir şey olduğunu düşünür. * Aile dostu ve hekim olan Mahir Bey'den doğumun iyi geçtiğini, annenin ve bebeğin sağlıklı olduğunu ancak ev halkının (özellikle Behice Hanım ve Saraylıhanım'ın) bebeğin kız doğması sebebiyle büyük bir hayal kırıklığı ve hüzün yaşadığını öğrenir. * Behice Hanım erkek bebek beklediğini, bir kız daha doğurarak kocasını hayal kırıklığına uğrattığını düşünmektedir. * Ahmet Reşat ise aksine bir kızı daha olduğu için son derece sevinçlidir; bunu evdekilere açıkça ifade eder ve sevinç hazırlıkları yapılmasını ister. * Bebeğe Sabahat adını verir ve onu kucağına alarak, bir erkek evlat gibi özenle okutacağını ve tuttuğunu koparan güçlü bir kız yapacağını söyler.

Die ausführliche Erklärung Schritt für Schritt (mit KI) gibt es mit Premium. Premium

Löse sie direkt hier: automatische Korrektur, Hinweise und Lösung Schritt für Schritt.

‹ Aufgabe HT 1 - Klausurteil A: 1 · LK · Haupttermin · fortgeführt 2023 · Aufgabe HT 1 - Teilaufgabe 1 · GK · Haupttermin · fortgeführt 2022 ›

Mehr Aufgaben zu Textverständnis: Inhalte wiedergeben (Özetleyiniz)